4 Eylül 2010 Cumartesi

From Dusk Till Dawn (1996)

Biri psikopat manyak(Quentin Tarantino) biri akıllı hırsız(George Clooney) rolünde iki kardeşin, banka soyduktan sonra Meksika'ya kaçma hikayesini anlatıyor filmin ilk yarısı. Bu kısım harika replikleri ve komik karakterleriyle oldukça eğlenceli, devamı olmasa film favorilerim arasına girecekti. Ben ikinci yarıda niye izliyorum diye kendimi sorguladım, bence keşke devamı hiç olmasaydı.

İkinci yarısında ise tamamen farklı devam ediyor, ben bilmeden izlediğim için sürekli acaba nasıl bağlanacak diye şaşkınlık içinde bekledim o yüzden yazmıyorum nasıl devam ettiğini :). Tahminen bu psikopatça gidiş Tarantino'nun yazdığı senaryodan kaynaklanıyor. Filmde Salma Hayek çıktıktan sonraki ilk 10 dk'dan hoşlanmazsanız devamını izlemeyin aklınızda filmle ilgili güzel düşünceler kalsın :) Bu garip ikinci yarıda güldüğüm bir şey oldu: insan bedeninden gitar.

Filmin yönetmeni Robert Rodriguez'in yönettiği Machete ve yapımcılığını üstlendiği Predators filmleri şu anda vizyonda. Ayrıca pek başarılı gibi görünmese de bu filmin başkaları tarafından çekilen devam filmleri de var.

Memento (2000)

Eveeet uzun zamandır izlemeyi düşündüğüm bir filmi daha izledim ve bu sefer bayıldım :) Suç-polis-kovalama tarzı filmlerde ilk sırayı hakeden, diğerlerinden kesinlikle farklı karmaşık filmi Inception, The Dark Knight, The Prestige, Batman Begins, Insomnia filmlerinin yönetmeni Christopher Nolan yönetmiş, kardeşi Jonathan'ın yazdığı kısa hikayeden uyarlamış.
Burada, karısını öldüreni bulmaya çalışan, kısa dönem hafıza kaybı hastalığı olan adamın(Guy Pearce) hikayesini sondan başa doğru izliyoruz. Adamımız karısının ölümünden sonraki hiç bir olayı ve kimseyi hatırlamadığı için, amacını unutmaması ve amacı için ilerleyebilmesi için gerekli şeyleri vücuduna dövme olarak yaptırıyor ve önemli insanların fotoğrafını çekip onların hakkında küçük notlar alıyor.
Son söz =) : Birden fazla kere izleyerek keyfi daha bir çıkacak film.

3 Eylül 2010 Cuma

The Shining (1980)

Stephen King'in romanından bir Stanley Kubrick uyarlaması olan filmi kardeşimin yoğun ısrarı üzerine izledim. Öğretmenlikten ayrılmış bir adamın (Jack Nicholson) yeni işi yazarlığı için de uygun olan mükemmel döşeli dağ otelini, kış dönemi için göz kulak olma görevini üstlenerek karısı ve oğluyla beraber otele yerleşmesini ve sonradan kafayı yemesini konu alıyor. Oğlu (Danny Lloyd) psişik güçlere sahip (shining) ve bu nedenle otelin geçmişini görüp garip tepkiler veriyor. Bu sevimli çocuğun mimikleri bir harika, ancak bu filmden sonra neden oyunculuk yapmadığını merak ettim, 2007'den beri Missouri'de fen bilimleri öğretmenliği yapıyormuş. Kadın oyuncu(Shelley Duvall) ise acaip karakteristik bir çirkinliğe sahip değişik bir kadın.
Son zamanlarda-gerçi bu dönemde ekonomik etkenle- kafayı yiyen aile bireylerinin de artması nedeniyle deliren babayı gösteren film bir klasik değerinde. Gerilim-korku türündeki füst sıralarda olan filmin, özellikle çekimleri oldukça ilginç, oyuncular ise mükemmel... Eski bir film olmasına ve 2 saat 20 dk sürmesine rağmen ilgiyle izletiyor.

2 Eylül 2010 Perşembe

Shutter Island (2010)

İki dedektifin bir hasta-suçlunun kayboluşunu araştırmak üzere 50'li yıllarda akıl hastası suçluların tutulduğu Shutter Adası'na gelmesiyle film başlıyor. Daha önce gene filme uyarlanmış Gone Baby Gone ve Mystic River romanlarının yazarı Dennis Lehane'in aynı adlı romanından senaryolaştırılmış filmi Martin Scorsese yönetiyor. İki dedektifi Leonardo DiCaprio ile yüzü çeşitli filmlerden* aşina Mark Wahlberg canlandırıyor. DiCaprio'nun oynadığı filmlerin her yıl bu kadar konuşulması şanstan mı, yetenekten mi, menajerden mi yoksa hepsinden mi kaynaklanıyor bilemiyorum, ama %90 iyi film çıkartıyor :).
Özellikle hayali sahnelerin çekimleriyle film kendine hayran bırakıyor. Adanın- mekanların tasarımı da oldukça başarılı. Ayrıca evde gün ışığında izlememe rağmen başarılı gerilim filmi olduğu farkediliyor. Filmi izlerken acaba sonunda ne olacak diye düşünmek yerine olanların keyfini çıkarmak da alınacak zevki artıracaktır. Son söz olarak tekrar izleyip, üzerinde tartışmak da eğlenceli olabilir.

*Reservation Road, Zodiac

Righteous Kill (2008)

Robert De Niro ile Al Pacino'nun cesedin yanında bir dizelik şiirler bırakan bir seri katilin peşindeki ortak polisleri canlandırdığı filmi, Al Pacino'lu 88 Minutes'un (2007) da yönetmeni Jon Avnet çekmiş.Buraya yazmadığım için önceden izlemiş olduğumu sonradan farkettim, bu nedenle sonunu bilerek tekrar izledim. Türkçe adı "Orjinal Cinayetler" olan filmdeki cinayetlerin pek bir orjinalliği yok ama ikiliyi bir arada izlemek için güzel bir fırsat...