9 Haziran 2011 Perşembe

Life as We Know It (2010)


Birbiriyle hiç anlaşamayan iki yetişkin bekarın en yakın arkadaşları ölünce, vasiyet gereği, onların evinde oturup orada bebeklerine bakıp büyütmeleri gerekir. Başka bir evde ya da ayrı yaşarlarsa bebek kimsesizler yurduna gidecektir. Böylece zorlu ya da eğlenceli hayat başlar..

Yakışıklı Duhammel, öksüz ve yetim rolündeki bebeği oynayan acaip tatlı üçüz Clagett'ler ve orta karar güzellikte Heigl ile nispeten değişik ya da göreceli olarak saçma konusuyla bir şeylerin eksik kaldığı, ancak evde güzel vakit geçirmelik, eğlenceli bir film.

4 Haziran 2011 Cumartesi

Kabare (Açıkhava)

Şehir tiyatroları sezonda veda ederken, en çok ilgi gören oyunlarıyla Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava sahnesindeydi. Ben de daha önce izleyip bayıldığım Kabare'yi, bu sefer de açık havada izleyeyim dedim. Ancak bu sefer eskisi kadar keyif almadım, izleyicilerin bir kısmı da arada ne sıkıcı şikayetleri eşliğinde ayrıldı. Bence bu sefer beğenilmemesinde en önemli etken Sally'yi Senan Kara yerine canlandıran Özge Borak'ti..

Önceki izlediğimde yaptığım yorum icin buraya bakılabilir.

Gene de açık havada soğuğa rağmen tiyatro izlemek güzel :)
Published with Blogger-droid v1.6.8

2 Haziran 2011 Perşembe

Je Pense à Vous (2006)


Önceden digiturk'te izlediğim Paris'te Aşk ismiyle yayınlanmış filme varan'ın film arşivinde rasladım, uykuyla uyanıklık arası izlerken ise tekrar izlediğimi farkettim.

Film ünlü bir yazarın eski ve yeni sevgilisiyle olan karmaşık aşkını anlatıyor. Yeni yazdığı kitabın eski sevgilisi Diane hakkında olan yazar Worms'un, Diane'nin bunu kendi yeni sevgilisi, kitabın yayımcısı Hermann'dan öğrenir. Sonra Hermann ise Diane için terk ettiği eski sevgilisi Anne ile buluşur, Worms da ikilinin fotoğrafını çekip Diane'e gönderir, olaylar karışır. O gece Anne duygularını Hermann'a açar, bu sırada Diane ise Anne'in psikiyatri doktoru ve şimdiki kocası Antoine'ı ziyaret eder.

Böyle karmaşık aşk ilişkilerini anlatan genelde sıkıcı, ama ne olacak diye merak ettirip sonunu izleten 80 dk'lık filmi karşınıza çıktığında izlemeseniz olur :)

Becoming Jane (2007)


Jane Austen'ın ünlenmeden önceki hayatının anlatıldığı filmde, Anne Hathaway başrolde Austen'ı canlandırıyor.

Sinemalar.com'dan Filmin Özeti

Jane Austen (ANNE HATHAWAY) aşka inanmaktadır. Anne ve babası (JULIE WALTERS ve JAMES CROMWELL) onun 1795 İngiltere’sinde adet olduğu üzere, para karşılığı bir evlenme yapmasını arzular. 20 yaşındaki Jane büyüleyici, genç bir İrlandalı olan Tom Lefroy ile tanıştığında, (JAMES MCAVOY), zekası ve cüretkarlığı genç kızın merakını uyandırır. Jane, Lady Gresham’ın (MAGGIE SMITH) yeğeninin teklifini geri çevirip, ailesinin otoritesine ve sosyal adetlere karşı gelebilecek mi? BECOMING JANE’de, edebi dehanın basamaklarındaki genç bir kadının, hayatını ve eserlerini aşk için riske atması anlatılıyor


Eski zaman İngiltere'si, asalet, o dönemin garip kuralları, harika giysiler gibi detaylarla film, izlemesi daha zevkli hale geliyor. Ayrıca bana kalırsa her türlü ruh haline gidecek bir film..

9 Mayıs 2011 Pazartesi

The Expendables (2010)

Bir sürü ünlü aktör(Jason Statham, Bruce Willis, Jet Li, Sylvester Stallone, Arnold Schwarzenegger, Mickey Rourke) oynadığı için özellikle dikkat çeken, ancak bunlardan Statham, Stallone ve Jet Li'nin dışındakilerin fazla görünmediği, ekibin bir görev için Güney Amerika'ya gönderilmesiyle başlayan olayları izliyoruz. Başroldeki ikiliden Statham bıçak kullanımında, Stallone ise mermide usta... Ayrıca araya biraz da kadın-aşk hikayesi sıkıştırmaya çalışılmış, ama çok havada kalmış, gereksiz görünüyor.

***spoiler
Biri ilk görüşte aşık olduğu bir kadın için her şeyi tehlikeye atıp sonra bana göre değildi zaten diyerek sallamıyor, diğeri aşık olduğu kadına kendi hakkında bir şey anlatmayıp bir de uzun süre haber vermeyip, evlenme teklifiyle geri döndüğünde kadını başkasıyla beraber yaşarken görüp vazgeçiyor.
***spoiler

Bir bıçakla bırakın kolu bacağı, bir darbeyle komple gövdeyi kesiyorlar, yani sahneler öyle abartılı; bazı dekorlarda(mesela sonlara doğru bina yıkılırken) ise biraz ucuza kaçılmış gibi duruyor. Cüneyt Arkın filmlerinin çok para harcanmış versiyonu gibi biraz film.

Tüm kötü yorumlarıma rağmen benim için orta karar bir filmdi, neden bilmiyorum öyle çok fazla sıkılmadım. Aksiyon filmi arayanlar izleyebilir.