26 Ocak 2010 Salı

The Reader

Filmi izlerken konusu hakkında fikrim değişkenlik gösterdi, bu nedenle değişik bir senaryoya sahip olduğunu düşündüm (konu değişiyor ama asla kopukluk yok). Filmin tanıtım cümlesi "Ne kadar süre bir sırrı koruyabilirsin?" Aklımdan geçen konularsa: (**spoiler**)
15 yaşında bir çocukla 36 yaşında bir kadının ömür boyu süren aşkı,
Edebiyata meraklı ama okuma-yazma bilmeyen bir kadının gururu yüzünden hayatını mahvetmesi,
Avukat olmuş ama hala basit bir durumu bile özetleyemeyen bir adamın hayatı (bunu en sonda yangında ölen kadının kızına Hanna'nın suçsuzluğunu anlatamamasından dolayı dedim, neyse ki en sonda kızına Hanna ile olanları anlatabildi, yani anlatabildiğini düşündürerek bitti). Ayrıca bu yangında ölen kadının kızı da o kadar zengin olmuş ki (yahudi olduğundan bu olayla ünlü olup amerikaya taşınıp orda sahiplenilmiş olabilirler şeklinde bir komplo teorisi oluşturdum) evi sanat galerisi gibiydi, söylemeden geçemeyeceğim :)

Başrol erkek oyuncu Ralph Fiennes'i daha önce Maid in Manhattan, Harry Potter, In Bruges ve yanılmıyorsam The Duchess'de; Kate Winslet'i ise Titanic, Eternal Sunshine of the Spotless Mind ve Revolutionary Road'da izlemişim (itiraf edeyim daha fazla filmini izlediğimi sanıyordum).

The English Patient, Finding Neverland, Little Children, The Holiday ise izlemeyi düşündüğüm Fiennes ve Winslet filmleri...

81. Oskar töreninde en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi kadın oyuncu, en iyi uyarlama senaryo ve en iyi sinematografi dallarında aday olmuş, Kate Winslet kadın oyuncu ödülünü almış.

1 yorum:

izlandik dedi ki...

Kate Winslet gözümde Hollywood'un en iyi aktristidir. Ve geçen yıla da bu filmle birlikte Revolutionary Road'daki performansı ile damgasını vurmuştur : )

Meryl Streep kadar övgüyü hakediyor.

Film için ise mahkeme sahnesine müthiş diyebilirim. Bir kadın ve gururu..